Skip to content

Hakkımızda

Ankara Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği

 

Ankara Demir ve Demir Dışı İhracatçıları Birliği 1993 yılında kurulmuş olup; 1.100’ü aşkın üye sayısına sahiptir. Birlik, ihracatın artmasını sağlamak, mesleki dayanışmayı artırmak, ihracatçıların mesleki faaliyetlerini ve ilişkilerini düzenlemek, sorunlarına çözüm bulmak ve yol göstermek amacıyla oluşturulmuştur. Birliğin 11 kişiden oluşan Yönetim Kurulu koordinasyonunda, sektörün önünü açacak ve sorunlarına çözüm arayacak çalışmalarda ve sektörü yakından ilgilendiren konularda girişimlerde bulunulmakta ve böylelikle uluslararası pazarlarda sektörün rekabet edebilirliğine katkı sağlanmaktadır.

2009 yılında Türkiye geneli demir ve demir dışı metaller ihracatının toplam Türkiye ihracatından aldığı pay %15 olmuştur. İhracatçı Birlikleri kayıtlarına göre; 2009 yılında Türkiye'nin demir ve demir dışı metaller  ihracatı   bir önceki  yılın eş dönemine göre değerde %39, miktar bazında da %7 düşerek 15 milyar $ seviyesinde gerçekleşmiştir.

Demir çelik sektörü pek çok sanayi sektörüne ana girdi veren stratejik bir sektördür. Türk çelik sektörü, dinamik yapısı ile dünya ihraç piyasalarında ortaya çıkan gelişmelere ayak uydurmada ve fırsatları değerlendirmede son derece başarılı bir performans sergilemekte; çeliğin tüketildiği her pazara girme konusunda büyük bir gayretle çalışmaktadır.

Ülkelerin gelişmişlik düzeyini gösteren ve gelişmiş ülkelerde 600-800 kg seviyelerinde olan kişi başına ham çelik tüketiminde dünya ortalaması 2008 yılında 214 kg/kişi iken; 2009 yılında 193 kg/kişi olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam Türkiye için 2008 yılında 305 kg/kişi iken, 2009 yılında 249 kg/kişi olarak gerçekleşmiştir. 25,3 milyon tonluk ham çelik üretimiyle 2009 yılı itibariyle dünyada 10. sırada bulunan Türkiye demir çelik sektörünün var olan sorunlarına rağmen dünya ölçeğinde giderek daha aktif bir oyuncu haline gelmektedir. Dünya ham çelik üretiminde 40 yıl önce 38. sırada, 20 yıl önce 20. sırada olan Türkiye, 2005 yılında 11. sıraya, 2009 yılında da 10. sıraya yükselerek 20 yılda üretimini 3 kat üzerinde arttıran 3. ülke olmuştur.

Gelişmiş ülkelerde kişi başı yıllık paslanmaz çelik tüketimi ise 12-14 kg’dır. Ülkemizde de bu rakam 4 kg civarındadır. Gelişmiş ülkelerde tüketim miktarlarının yüksek olması, kullanım alanlarının çok yaygın bir duruma gelmesiyle sağlanmıştır. Kullanım miktarı ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile de orantılı değerlendirildiğinden ülkemizde bu yönden bir açık olduğu görülmektedir. Dünya nüfusu gittikçe artmakta, insanlar tüm ülkelerde az veya çok daha çok konforlu bir hayat istemektedirler. Bunun sağlanması için de demir ve çeliğe, en önemlisi paslanmaz çeliğe ihtiyaç duyulmakta olduğundan ülkemizde bu konudaki yatırımların ve üretimin artırılması ve tüketiciye uygun fiyatla sunulması önem arz etmektedir.

Türk demir ve çelik sektörünün önemli bir dezavantajı, Türkiye’de üretim-tüketim dengesinin uzun ürünlerde ihracat, yassı ürünlerde ise ithalat yoluyla sağlanabilmekte olması ve dolayısıyla da sektörde yassı-uzun ürün dengesizliğinin bulunmasıdır. Yassı ürün aleyhine olan bu durumun giderilebilmesi için uzun ürün üretmekte olan tesislerin hem bu açığı kapatacak hem de uzun ürün piyasasını rahatlatacak şekilde yönlendirilmesi önemlidir. Diğer taraftan enerji üretim tesislerinin kurulması, maliyetlerin düşürülmesi, yeni üretim teknolojilerinin izlenmesi, yeni hammadde kaynaklarının araştırılması yassı mamul yatırımlarına yapılabilecek diğer yatırımlardan bazılarıdır.